Ana içeriğe atla

İlahi Adalet🌊

Yine gördüğüm sarsıcı bir şey üzerinden geçen yıl Haziran'a yüklediğim gibi bu yıl Temmuz'a kapanırken yük yüklemeyeceğim. İlişkileri deneyimlemek gerekiyor hayat öğretiyor bunu hepimize olduğu gibi bana da. Dolunaylar, yeni aylar da anlatıyor zaten bir bak bakalım hayatına gözden geçir istemediğin neyi neden yaşıyorsun? diye. Sadece iyi ve sadık bir kalp en kötüsüne hazırlayamıyor kendini, karanlığın aydınlığına inandığı için iyileşmeler olacağını düşünüp, bitişleri kayıp gibi görmekten vazgeçemiyor. Oysa birinin başlangıç sandığı onun bitişi, senin bitiş sandığın da yeni başlangıçları doğurabilir.

Örneğin;  inşa edildiği düşünülen mutluluk, birinin mutsuzluğu üzerine kuruluyorsa o mutluluğun ne yazık ki çok sürmeyeceği yazılı bir kural değildir. Bunun adı 'İlahi Adalet'tir. Tokmak, adaletsizliğe uğrayan kişiye er ya da geç gelecektir tecellisiyle. Ya da 'mış gibi' yapılmış her eylemde masum olan tarafın acısı 'mış gibi yapan'ın vicdanını delip geçecektir. Ya da iki kişinin paylaştığı şeye dahil olan üçüncü kişi ile oluşan karma, can yakanın hayatını allak bullak edecek, pişmanlıklarıyla göçüp gitmesine bile izin vermeyecektir.

Bunların hepsi gözlemlediğim ilişkiler üzerinden değil elbette hayatımızın her alanında tezahür edecek bir ilahi adalet silsilesi. 

Ruhu güzel olanın içinden akan bir damla, kötülük yapanın boğulacağı deniz olur. Bundandır iyi bir insan olmaya çalışmalıyız. Bu dünyada yeterince kötü ve kötülük varken belki iyi insanların sayısı artarsa ilahi adalet daha çabuk tecelli eder...

Bir de kötülükleri görse de iyi bir insan olarak kalabilen ruhumuza sonsuz bir teşekkür etmeliyiz. İyi ki bu bedende ve ruhta yaşamımıza devam ediyoruz daha çok tekrar etmeli bunu.💙

İçimden geldi bu yazı tam da zamanıydı, iyi kalın..💙

Sevgilerimle,

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Farkındayım - farkındasın - farkında mıyız? ✨

Öncelikle bu yazıda yaklaşık 70 yazımda olduğu gibi yapay zeka desteği alınmamış %100 insan eseridir. Bu sebeple doğalı okuduğunuzu bilerek içerikten çok içimden dökülene odaklanabilirsiniz. Fizik tedavi de son haftamda akşam dönüşte 'Yazmalısın Aslı' ruhu ile yazının zihnimde beliren şarkısını ekliyorum. Kendisini çok severim. En son İstanbul konserinde dinleyebilmiş olmanın keyfiyle yazımın şarkısı onun olsun istedim. Özellikle nakarat;  "Cause everyone has a heart and every heart has a separate shadow.  Every shadow will crave to come clean" Yani çevirisiyle; “Çünkü herkesin bir kalbi vardır ve her kalbin ayrı bir gölgesi vardır. Her gölge de arınmayı arzulayacaktır.” Diyeceksiniz ki ne çağrıştırdı ki bu şarkı sana farkındalık konulu yazın için? Kalbin gölgesi, görmeyi engelleyen bölge gibi. Bakıp da göremediğimiz her şey gölgede kalıyor. O sırada yolda akşam dönerken gölgeme bakıyordum. Arındığımı ve farkındalığımın 30'lu yaşlarımda ne kadar arttığını düşünüp ...

La Finestra Di Fronte(Karşı Pencere)

Türk-İtalyan senarist yönetmen olan Ferzan Özpetek’in 2003 yapımı bir filmi  Türk-İtalyan senarist yönetmen olan Ferzan Özpetek’in 2003 yapımı bir filmi La Finestra Di Fronte yani Türkçe adıyla Karşı Pencere. Benimde zaman zaman müzik çalarımda Gocce Di Memoria'nın çalmasıyla  aklıma gelir. Sezen Aksu’nun büyüleyici sesiyle başlayan film kapanışında ise Georgia’nın seslendirdiği çok başarılı bir şarkı Gocce Di Memoria’yı kazandırmıştı hayatlarımıza. En azından benim hayatıma.Tango sahnesinde Historia de un amor ise başka bir şaheserdi notaların dile gelmesinin hikayesiyle... Bu film, karşı pencereden aşka bakmayı anlatır. Giovanna karakteri ve yasak aşkı. Karşı çıkarız kabul etmeyiz. Ama aşktır ya da ilgisizliğin ilgi arayışıdır. Başrol oyuncusuna kızarız yaptığının yanlış olduğunu düşünerek. Filmi izledikçe de sanki biraz daha anlamaya başlarız onu. İlgi duyduğu komşusu ileyken bu kez de kendisine, evine, çocuklarına karşı pencereden bakması artık hikayeyi ba...

Bizim Büyük Çaresizliğimiz

BİR KİTAP, BİR YAZAR, BİR FİLM... Önce filmden başlamalıyım. İlk onunla tanışmıştım: Bizim Büyük Çaresizliğimiz Bizim Büyük Çaresizliğimizi izlemem 2 yıl kadar önceydi zaten film 2011 yapımı. Aramızdan ayrılan değerli bir yönetmen Seyfi Teoman ’ın çektiği Barış Bıçakçı ’nın aynı isimli romanından uyarlanan bir film. Film, geçmişe dayalı dostlukları olan otuzlu yaşlardaki Ender ve Çetin’in yaşamlarından bir kesiti konu alıyor. Ender’i İlker Aksum ki oyunculuğunu çok sevdiğim biri, Çetin’i Fatih Al ve esas kız Nihal ’i Güneş Sayın canlandırmıştı. Ben çok sevmiştim. Çok samimiydi öyle ki farkında olmadan hayatıma pek çok şeyiyle yıllar sonra film olduğunu unutarak girdi. Sakin ’in Hamur işleri adlı şarkısı vardı filminde jeneriği olarak kullanılan. Film sayesinde ilk olarak onunla tanıştım. Dinlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim bu güzel grupla ve şarkılarıyla tanışmanızı. Ki zaten Bizim Büyük Çaresizliğimizle tanışırsanız hayatınıza zincirleme girecek pek çok şey...