Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sonbahar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hoş bulduk Sonbahar 💙

Merhaba sevgili okuyucu, Biliyorum; "Aslı buraya dönmek için sonbaharı beklemen gerekli miydi?" diyorsun, belki biraz sitemkâr. Beklettim. Zamanı gelen şeyler bekletilmemeliydi oysa. 2021'de defterlerim ve ruhum taşarken burayı sonbahara kadar beklettim. Hayatım dönüşüm, değişim süreçleri ile 2021'i kucaklarken ve yeni yaşımı karşılayacağım sayılı günler varken bir sonbahar günü senle buluşmak isteğim; yazın yüzeyselliğinden ve kışın soğukluğundan uzak olsun isteğiyle gelişti. Evet Aslı'mın doğuşudur bu derin sonbahar. Genelde böyle mektup vari ya da iç döküş yazılarıma alışık değilsin biliyorum. 29 yılın anımsadığım belki 24 yılı ben de alışık olmadığım pek çok deneyim yaşadım. Yeni deneyimlere açık olduğumu hatta iştahlı olduğumu keşfettim. O yüzden sende açmalısın kendini; belki bir müzik listesi yeni dünyaları keşfetmen için rehber olur ne dersin? Çünkü bir anda sana nasıl geldim sorusunun cevabını 'Autumn' listemdeki şarkılarım verdi. Müzik en az yazı...

Sonbaharın kışa evrilmesi

Yazıyı okumanızı istediğim şarkıyı üstteki müzik kutumdan bağımsız aşağıya ekliyorum: "Slow down t ake your time. It will be all right... You do the best you can. As it have to be great " Büyük bir deprem haberi, bitmeyen Covid haberleri,  "Bize gelmez" dediğimiz o sürecin en yakınıma, nefesime, ruhuma gelmesi… Derinliği olan bir mevsim Sonbahar. Ekim'in başında yeni yaş ile açılışı sağlam yapardım her yıl.. Yeni kararlar, yeni adımlar atardım.  Çok sevdiğim bir sinema filmine bilet almak gibi bir histi onla gelen yenilenişler, denk gelişler, büyürken bir yandan devam eden keşifler...  Yazmaya ara vermezdim elbette hatta hayatıma giren yeni karakterlerle, hikayemin önemli yan karakterlerini çeşitlendirirdim her sonbahar. İzmir depremi, tarihler 30 Ekim'i gösterirken… Güzel Ekim'im beni en az üzen ayım; finalinde kışa doğru bir haber veriyordu. "Yaşam ölüme çok yakın, aldığın nefesin farkında mısın?"  Farkındalık aylarında önemli olaylar gelişir...

Hoş geldin Sonbahar!

Çoğu zaman başlangıçlar çoğu zaman da finallere gebe bir mevsim gibi gelir hayatımıza sonbahar. Baharı son kez yaşayacakmışız gibi mesajlar ve anlamlar yükleriz ona. Öyle olunca bir anlamı ve bize getirdiği bir mesajı da olur. Ben bu mevsimde dünyaya geldim. O yüzden tıpkı bu mevsimin havası gibi biraz kendimi kapatmayı, kendimle baş başa kalmayı, melankoliyi severim bazen de beklenmedik bir fırtına da yapraklarımı dökmeyi ve küsmeyi tabi çabuk barışırım zaten bir tarafım ruhumu kışa çevirmeyi sevmez, sadece biraz rüzgarlı yaşamayı sever. Burada ‘rüzgar’ hayatımda ki mücadelelerin imgelemidir aslında. Fotoğraf: Geçen yıl doğum günü zamanları- Rize/Huser Yaylası                    Eternity and a Day son sahnesiyle çıktı bugün yine karşıma: Alexandros'un “Yarın ne kadar sürer Anna” ve Anna’nın ona cevabıyla, “ Sonsuzluk ve bir gün ” dediği o müthiş sahne… Yaşam ve ölümün ...

Kireçburnu-En güzel yeni yaşın ilk günü

9 Şubatta, hala en sevdiğim Türk dizilerinde ilk sırada yer alan Leyla ile Mecnun için yazdığım, http://birvarmisbiryokmusum.blogspot.com.tr/2017/02/leyla-ile-mecnun-ansna-yolculuk.html " yazıda bahsettim güzel Kireçburnu'ndan ama üzerinden epey zaman geçti. Tıpkı 2014'te Çengelköy'e hitaben yazdığım yazı gibi huzur listemde yer alan Kireçburnu'da kendisine ait küçük bir yazıyı çoktan haketmişti... Huzur listem de pek çok semt olsa da ilklerinden; Küçükyalı, Çengelköy, Kireçburnu. Biri doğduğum büyüdüğüm Küçükyalı, biri bir bağım olmasa da havasını solumaktan keyif aldığım Çengelköy diğeri de sanki bir bağım varmışcasına kendime yakın hissettiğim Kireçburnu... Not: Küçükyalı'dan da başka bir yazıda bahsederim.:) Tabi Leyla ile Mecnun'dan sonra bu semt bende daha da bir anlamlanmış olabilir. Öyle ki baştan sona izlediğim nadir dizilerden birini orada attığım her adımda hala hissedebiliyorum. O zaman yazıyı okurken bir değişiklik olsun, Ali Atay...