Uzun zamandır yazıyorum aslında bazen bir kağıt ya da kaleme ihtiyaç duymadan.Beynimde ki çekmeceler epey dolunca serüvenim kağıtla buluşuyor.Kısa bir molayken yazmak okulda bir bülten de çıkınca( Dürbün ) uzun bir yolculuk oluverdi aniden. Her insan biraz gizemini korurken, bir varmışız bir yokmuşuz misali bir masal gibi hissettirirken,yaşananlarda birikmişken... E o zaman Hoş bulduk! Giriş yazısının yağmurlu bir gün de olmasıysa olmasını isteyeceğim tesadüflerden. Bir sonbahar akşamı doğarken yağmuru sevmemem mümkün mü! Kısa lafın uzunu, eğer dinlenmeyi demlenerek geçiririm diyorsanız bence durmayın yazın bir yerlere.Hayatınıza kitaplar ve müzikler girdikçe yani çıktığınız keşf-i yolculuktan zevk alırken,bir de etrafınızda güzel insanlar varken en keyiflisiyle karşılaşacaksınız. Not1: Blog üst tarafında, hayatımda ki vazgeçilmezlerden olan müziği yeni bir yolculuğa çıkmak isteyenler ya da çıktıkları yolculuğu anımsamak isteyenler için minik bir yolculuk kutusuyla ...
İstanbul Üniversitesi yüksek lisans yolculuğunu bitirmiş, iş hayatında İnsan Kaynakları, hayatının yarısı yolculuk olan, yazmayı, seyahat etmeyi, müziği, yemeği seven bir de etrafındaki güzel insanlarla huzurlu bir hayatı yeğleyen, zamane olamayacak kadar geçmiş yaşıyla ancak hâlâ seksek oynayacak kadar çocuk ruhuyla, hayatın ona getireceği güzelliklerin geleceğine inanıp çabalayan,hepsinden öte kısacası iyi bir insan olmaya çabalayan evrendeki milyonlarca noktadan biri.